hücre


hücre
(A.)
[ ﻩﺮﺠﺣ ]
1. odacık.
2. hücre, canlı organizmaların en küçük yapıtaşı.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • hücre — is., anat., biy., Ar. ḥucre 1) İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birliği, göze 2) Küçük oda 3) Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HUCRE — (Bak: Hücre …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HÜCRE — (C.: Hucer Hucerât) Deve ağılı. * Duvar çevrilmiş yer …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • hücre bilimi — is., biy. Biyolojinin, hücrenin yapısı, görevi, çoğalması ve hayatıyla ilgili dalı, göze bilimi, sitoloji …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hücre yutarlığı — is., biy. Vücuda giren mikropların yutar hücreler tarafından yutulup yok edilmesi, göze yutarlığı, fagositoz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HÜCRE-İ SAÂDET — Saâdetli oda. Fahr i Kâinat Hazret i Peygamber in (A.S.M.) odası …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • kök hücre — is., biy. İnsan vücudunu oluşturan, sınırsız bölünme, her türlü vücut hücresine dönüşme ve yeni görevler üstlenme imkânına sahip ana hücre …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yardımcı hücre — is., bit. b. Kırmızı su yosunlarında döllenmede oluşan bir çekirdeği alarak gelişmeyi sağlayan hücre …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yutar hücre — is., biy. Organik veya inorganik cisimcikleri içine alıp sindirebilen kan hücresi, fagosit …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HÜCREVÎ — Hücre gibi, hücre ile alâkalı, hücreye dâir …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük